HARF DEVRİMİ VE REFORM RÜZGARI – by Alp Yilmaz

HARF DEVRİMİ VE REFORM RÜZGARI – by Alp Yilmaz

April 15, 2020 Turkish 0

An essay about the ‘Letter Revolution’, which changed the official alphabet of Turkish from Arabic to Latin in 1928. I wrote about the political, cultural and practical reasons as to why it happened, and went over some of the criticism it received and the benefits it brought about. In essence it was a critical part of the cultural and political discourse over the rapid Westernisation of the country.

Harf Devrimi, birkaç ay süren hazırlık sürecinin ardından 1 Kasım 1928 tarihinde ülke çapında Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişi yasalaştırdı. Osmanlı devletinin son yıllarından beri önde gelen entelektüeller tarafından teklif edilen harf devrimi, Mustafa Kemal Atatürk ve meclisi tarafından Osmanlı devletinin yıkılışı ardından gerçekleşen reform rüzgarını sırasında hayata geçirildi ve bu kültürel ve sosyal Batılaşmanın kritik bir parçasıydı.

Harf devriminin arkasında kültürel, politik ve pratik sebepler vardı. Latin alfabesinin prestiji, yeni cumhuriyeti batıya yaklaştırmak, Sovyetler Birliğinin içinde Latin alfabesi kullanan Türk toplumlarına yakınlaşabilmek harf devriminin sebepleri olarak sayılır. Bu kültürel ve politik sebeplerden çok daha önemli linguistik problemler vardı. Türkçenin okunu ile yazılışının örtüşmemesi Türk toplumun her köşesinde iletişim sorunları ortaya çıkarıyor ve gelişimin önüne geçiyordu. Bu linguistik sorunu ortadan kaldırmak, aynı zamanda Latin alfabesinin görece kolaylığı ile okuma yazma oranını artırmak için gerekli olan reformun bir harf devrimi olduğu açık hale geldi.

Yeni Latin alfabesine karşı çıkanlar da oldu. ‘Yanlış Cumhuriyet’ gazetesi için yazan Sevan Nişanyan yeni alfabenin okuma yazma oranını yükseltmeyeceğini, aksine zaten kendiliğinden yükselmekte olan oranı durduracağını savundu. Yeni alfabenin kabulünün hemen sonrasında Arap alfabesiyle yayınlar yapan Türk basını kriz yaşadı. Arap alfabesine alışkın halk bir günden diğerine fiilen okur yazar değil durumuna düştü. Sevan Nişanyan’ın argümanı yanlış çıktı ve okur yazar oranı sekiz yıl içinde yüzde 10,5 ten 20,4’e yükseldi. Türk basını kısa bir zamanda, yükselen okuma yazma oranı ile eskisinden daha çok takip edilir hale geldi. Beraberinde getirdiği birçok avantajın yanında, Latin alfabesi Türk okur yazarları zengin bir Osmanlı kütüphanesinden ve kültürel hafızasına erişimi güçleştirdi. Her ne kadar bu doğru olsa da çevirmen yazarların Arap alfabesinde yazılmış eserleri Latin alfabesine çevirerek günümüz okurları ve geçmiş arasında bir köprü kurduğu gerçeği öne sunulabilir

Kemalist ‘Türk Sözü’ gazetesi için çalışan İsmail Habip Sevük, Latin alfabesinin kullanılışının lehine verilen pratik argümanların yanında estetik bir analoji sundu. Sevük’e göre 1925’te yer alan şapka devrimi nasıl fes imajını Batıyı çağrıştıran şapka ile yeniledi ise, harf devrimi Arap alfabesini Batının sembolü olarak görünen Latin alfabesi ile değiştiriyordu.

İlk başta alışılması ve uygulanması zor olsa da harf devriminin uzun süreli yararları fazlası ile telafi etti. Harf devrimini ile paralel yürürlüğe konan eğitim reformları ilk ulusal bir eğitim sistemin temelini oluşturdu. Osmanlı devletinin dramatik yıkılışının ardından gelen reform rüzgârı harf devrimine karşı dini kaygıları ve politik eleştirilerin kısa zaman içinde yersiz olduğunu açığa çıkardı. Harf devrimi ulus-devletlerinin sosyal ve kültürel hayatı etkili bir biçimde şekillendirebileceğinin bir örneği oldu. Bunun Birinci dünya savaşı ardından, Avrupa çapında yeni ulus-devletlerinin doğuşu sırasında gerçekleşmesi, çok uluslu imparatorluklara karşı ulus-devletlerinin bu kapasitede toplumda değişim gerçekleştirebildiğini gösterdi.

İlhan Alp Yılmaz

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *